23 Temmuz 2009 Perşembe

Zamane Aşkları

Kocaman gözlerini çevirip baktı adam

Kadında isteksiz bir ürkeklik



Baksa, yüreğine yazık, bakmasa hislerine

Elleriyle oyalandı uzunca bir süre

Sonunda dayanamayıp baktı adamın gözlerine



Sarhoşluğundan anlayamadı aşkın acısını

Geçer sandı, aşk daha büyüyünce

Mültecisi oldu sevdanın sokak sokak

Oysa aşk sabitti, büyümedi gün geçtikçe

Kaçışları adamdan mıydı, yoksa kendinden mi

Bilemedi hiç,

Hayatı tükenecekti, ütopik düşler peşinde

Ayrılıkların kol gezdiği zamane aşkıydı adamınki

Kız eski romanlarda kalan aşk budalası

Her gün inadına yüklendi adama, sevsin diye

Kaçamadı adamın koca gözlerinden, adam kovalamadı

Sıkıldı adam sonra, düştü başka hazlar peşine

Aldırmadı bile, yaşla dolu, kızın yalvaran gözlerine

Zaman avutamadı adamı, hep yeni arayışlar içinde

Gözlerinde hüzünden bir halka oluştu kızın

Hani dedi, sevda kokan romanlardaki aşklar nerde

Kime güvenecekti şimdi, başkasını nasıl alacaktı yüreğine

Gömdü sevdasını, unuttum işte dedi, zaman misali, ben de

Avuntusuz kalınca adam, hatırladı eski sevdasını

Aslında dedi, sevilmek belki en büyük ihtiyaç

Adam çıkageldi ansızın, elinde beş karanfille

Gözlerine dolan yaşlardan utandı kız, buyur dedi

Şaşkınlığı barizdi, adam geri döndüğünü söylediğinde

Hafif bir tebessümle aralandı kızın dudakları

Sahte aşkların koynunda avunurken sen

Ve tutuşurken yeni sevdaların hasretiyle

Hüzünden bir yumak yaptım ben, sardım yüreğime

Şimdi öylesine kapalı ki, giremeyecek hiç kimse

Umut sandı adam, çözeriz hüzün yumağını dedi

Kız ağlamaya başladı bu kez, artık yok ki yerinde

Adamın gözleri doldu ilk defa, aşk bu muydu?

Acı mı vardı hep aşkın avuçlarında?

Ne kadar yabancıydı oysa, aşka sevdaya

Utandı aşk sandığı yaşadıklarından

Vicdanı titredi ilk defa

O hep beğendiği gözlerini çevirdi

Ve bir yumruk salladı aynaya

Kız ağladı, adamın duyarsızlığına

Adamsa hissizce bakıyordu

Ellerinden damlayan kanlara…

Hiç yorum yok: